28 Mart 2009 Cumartesi

Pet Sematary,Sauna,Mr. Magorium's Wonder Emporium ve Autopsy

Uzun zamandır izlediğim filmleri yazmadığımın farkındayım...Bu hafta seyrettiklerim çokta hoşuma gitmedi açıkçası...
Geçen hafta içi ilk olarak Pet Sematary'i (Hayvan Mezarlığı) seyrettim...Stephen Kıng imzalı film kitaptan sinemaya uyarlama,1989'da çekilen ilkini izledim daha sonrada netten araştırdım 2 ve 3'te çıkmış ama ne kadar izlenebilir o ayrı...Hayvan Mezarlığı'nı beğendim.En azından o dönem için gayet iyi sayılabilecek bir film...Miko Hughes'in haline ise bayıldım.Filmde 3 yaşında ve en iyi performans onda,açıkçası öyle bir katilim olsun isterim...İzlemediyseniz kesin bu filmi izleyin... O yüzden canım bunu anlatmak isteemiyor...
İkinci filmim ise Sauna...
Erik ve Knut adında iki kardeş karakterimiz var.Bu kardeşler savaşın sona ermesinin ardından Rusya ve Finlandiya arasındaki yeni sınırın belirlenmesi için oluşturulan ortak komisyona katılmak üzere yola koyuluyorlar.(Yazarken bile sıkılıyorum)Erik öldürdüğü insanların sayısına takık ve vicdan azabı çeken bir asker,kardeşi Knut ise harita çıkartmakta usta bir kişi.Bu komisyon yürü babam yürü yolda giderken bir gece bir aile karşılaşıyorlar ve Erik ailenin babasını öldürürken Knut ise çiftçinin kızını kilere kilitliyor. Olaylar ise bundan sonra biraz daha ilginç oluyor...Kızın hayaleti Knut'un peşine düşüyor...Bu sırada komisyondaki bütün bu arkadaşlar kayboluyorlar ve haritada bile olmayan bir tuhaf bir köye geliyorlar...Bu köyde ortasında sauna olan bir bataklık var ve bu sauna'ya giren bir daha çıkmıyor...Sabahın dördünde seyrettiğimden midir nedir bu bok anlamadım filmden.Hatta 15 dakkasına gelmeme rağmen başı alıp tekrar seyrettim.Ama nettede araştırdığım kadarıyla kimse beğenmemiş bu ay içinde ülkemize gelir.Sakın gitmeyin vakit kaybı...
Üçüncü filmim : Mr. Magorium's Wonder Emporium (Sihirli Oyuncakçı)
Mr. Magorium’un yani Dustin Hoffman'ın dükkanı Wonder Emporium sihirli bir oyuncakçı dükkanı.Şahsımın şiddetle sahibi olmak istediğim bu dükkanda herşey canlı...Mr. Magorium ikiyüz küsür yaşına gelmiş ve dükkanı bırakmak istiyor...Kime mi; benim nedense bir türlü kanım ısınmayan Natalie Portman'ına (Molly Mahoney).Bu karar üzerine dükkan küsüyor ve bütün oyuncakların rengi yavaş yavaş griye dönüşüyor. Mr. Magorium bu sırada bir muhasebeci tutuyor.Onların değişiyle Mutant esas adı Henry (Jason Bateman)olan bu muhasebeci ve Molly dükkanı kapatma kararı alıyorlar.Ama 9 yaşındaki şapka hastası küçük kahraman onları gaza getirip dükkanı yeniden hayata geçiriyor.Sonu pat diye biten bir film,banada nedense çok kısa geldi.Sıkılmadım,ailecek izlenecek kıvamda...
Sonuncu film dün izlediğim : Autopsy
Boş bomboş bir film Autopsy...Klasik bir grup genç var...Eğlenceden dönerken trafik kazası geçiriyorlar ve bir adamı eziyorlar,o sırada yoldan geçen bir ambulansa atlayıp hep birlikte Mercy Hastanesi denilen bir hastaneye gidiyorlar.Ondan sonrada ebelerinkini görüyorlar... Hastanedeki baş doktor sevgili Robert Patrick karısını kurtarmak uğruna gençlerimizi kesiyor biçiyor.Sonundada filmin başında tahmin ettiğim karı kurtuluyor... İlk başları sönük,sıkıcı sonradan kan gövdeyi götürüyor,biraz heyecanlı...Ama genede çok seyret beni demiyor...Ben artık bu tür filmlere söyleyecek laf bulamıyor..Ne bokuma çekiyorsunuz ki,ben olsam bir yerime bişey soksalar o hastanede 5 dakka kalmam...Baktım ortam korku kokuyor,basıp kaçar giderim.Kim kalırki...Hem artık böyle cici gençlerin korku yaratmak için kendilerini yırttığı Amerikan filmleri gerçekten baydı...Bunları çekeceklerine Testere 50'ye kadar seri çeksin razıyım...Buda ancak seneye gelir bize...
4 filmle bu haftayı kapadık...Maçtan sonra kesin bir kaç film daha çakarız.... Onlarıda kısmet artık ne zaman yazarım bilmem...



26 Mart 2009 Perşembe

O Benmi,Benmiyim,Benmişim Mimlenmişim!...

Küçükken aile fertlerimin sesimi kaydettiği kasette aynen böyle diyormuşum.Kendi sesimi bana dinletmişler bende O Benmi,Benmiyim,Benmişim demişim.... Bu alışkanlık ayna karşısında iç sesimle devam ediyor,sıkıldığımda, yapmamam gerekenleri yaptığımda bu repliği tekrar ediyorum sürekli....

Digital Kelebek beni mimlemiş...Bu seferki mim konumuz ''Ben''... (herkes beni konuşuo hehehe :p)


*Çalışmaya bayılırım.Evde miskin miskin oturamam,gecelere kadar çalışmayı severim İşkolik'im... İş bitiriciyimdir ayıptır sölemesi :p


*Mavi'yi çok severim...Mavisiz bir hayat düşünemem...


*İçki'yi severim.Öyle çok severimki her akşam içebilirim...Ama her içkiyi sevmem...


*Bakla,Bamya,Patlıcan sevmem...Bakla'yı Padişah gelse yedirtemez...


*Geceyi severim...Sabaha kadar oturmayı,dışarı çıkmayı severim...


*Müziği çok severim...Günün büyük bir zamanı müzik dinlediğim için artık müziksiz bir yerde çalışamam gibi gelioo...Her türlüsünü dinlerim...


*Yalnız olmayı severim...Ama kalabalık olmadanda yapamam...


*Film seyretmeye bayılırım...Manyak gibi film seyredebilirim ama canım istemeyince istemez...


*Özgürlüğe düşkünüm...Kısıtlandığını anladığım an 180 derece döner ve tırnaklarımı çıkarırım...


*Dengesizim,bir ağlar bir gülerim.Beş dakka sonra deliririm özellikle özel günlerde...


*Çikolata sevmem vanilyaya bayılırım...


*Herşeyden çabuk sıkılırım.Ama uğurlarımı zar zor değiştiririm...Eşyalarıma düşkünüm...


*Büyükada'sız yapamam.Zaten ömr-ü hayatım oraya bağlı...


*Deniz olmadan yapamam.Dibinde oturmasamda denize yakın bir evim var...


*Kinci değilim ama yapılan kötülüğü unutmam...Döner dolaşır bulur onu inanırım...


*Unutmam,hiç birşeyi unutmadığım gibi bir gördüğümü bir daha unutmam...


*Dostlara,dostluklara değer veririm...


*Pc manyağıyım kurcalarım,excel'de deliyim uğraşırım sıkılmam...


*Futbolu severim.Erkek müdürlerle oturup futbol konuşurum... :p


*Lost manyağıyım.Bitsin istemiyorum....


*Taktımı takarım,inatım birşeyi yapıcaksın yaparım...Boğa'yım...


*Mucuk kuçumsuz bir hayat yapamam...O bana hayattaki en büyük hediye...


*Herşeyden ders çıkarırım...Bi şeyin olması gerektiğini düşünüp,aynı zamanda benim elimde olduğunada inanırım...


*Sinirlenince patlarım ama bazen bazı insanların inceğini bildiğimden kızamam.Kendi içimde patlar ve yaptıklarım kıçıma kaçar genellikle...


*Sevdiğim biriyle istediğimi yapınca dünyanın en mutlusu ben olurum.Mutluluk saçarım...


*Otobüs yolculuğuna bayılırım.Atlayıp otobüsü her yeri gezebilirim...


Bende mimliyom kimimi üç şeker kişiyi :)



Karamel (Herşey karşılıklı :))

Dominatrix (Hala bekliyorum :))

Cornflake Girl (Yaz bari bu sefer :))

25 Mart 2009 Çarşamba

İzleyin Derim!...

Özledim!...

Hırrrrr!...

Şu an o kadar sinirliyimki önüme gelip laf söyleyenin ağzını burnunu dağıtacak cinsteyim...
Nefret ediyorum ya adam olamayacak insanlar dünyanın malını mülkünü yürütüyorlari en ufak olaylardada bok atmaya bayılıyorlar...Nasıl böyle insanlar varya aklım hayalim ermiyor....Adaletsiz Dünya...Birini dağıtıcam bugün ama kimi bakalım...

24 Mart 2009 Salı

Ay Yüzlüm Pala Bıyıklım :p


Biraz önce iş yerindeki çıtırlarla konuşuyorduk çıtırcana...kaynatıyordukta falan...Birden konu Yoğurt'a geldi...Kanlıca Yoğurt'u....

Ve benimde iğrenç anılarım depreşti beynimde...

Ben küçükkene ailenecek adaya,yazlığa giderken vapurda bir adam vardı.Kocaman bıyıklı,boyu benim kadar ama acayip korkunç...Kendisi Kanlıca Yoğurt'u satardı.Benim sevgili ailemde bana her seferinde o yoğurtlardan alıp yedirmeye kalkardı.Ama adam korkunç,ben inat yemiyorum,ağlıyorumda ağlıyorum...Derken gel zaman git zaman adam yok oldu... Ama ben hala bu yaşımda yoğurt sevmem,en fazla bir,bilemedin iki kaşık yerim...
Şimdi değişik değişik yoğurtlar çıktı meyveli,kefirli,zıttırılı pıttırılı... Onlarıda yiyemiyorum...

Napim buda benim çocukluğumdan kalan derin bir yara,belki o bıyıkların olmasaydı şimdi ben çok ünlü bir firmanın Yoğurt'tan Sorumlu Genel Müdür şefi olucaktım....

Kader...

Bi Bakmışım Mim'lenmişim :p

Karamel mim lemiş beni :) sağolsun :D Ama bunu yapmıycaktın bir devrin kapanıp bir devrin açılmasına neden oldun... :p Bu öyle bir derinlemesine konu ki bu taaa küçüklüğüme inmem lazım... Gözlerimi kapatıyorum ve gidiyorum...

Ben küçücük bir kız iken ebeveyinlerim bana çok iyi bakmış o kadar iyi bakmışlarki ilk lakabımı almama sebep olmuşlar... Aile içi tüm fertler beni Dolma diye çağırmaya başlamışlar....

Okul yıllarında ise,okul servisimizdeki ve çevremdeki bir takım fesat insanlar oturduğumuz apartmanın adını fırsat bilip Şimşir lakabını şahs-ı muhteremime layık görmüşlerdi,tabi bu durum çocuk ruhumda derin çöküntülere sebebiyet verdi :p

Orta son,Lise ise yıllarımda,herkesin folloş olması sebebi ile yaptığın her davranışa dikkat etmen gerekir,yaptığın her hareket anında bir lakap almana neden olabilirdi...Ben bu dönemde belirli belirsiz bir mavi manyağı olmuştum...Her eşyam maviydi çevremde herkes yavaş yavaş beni bir mavi hastası olarak görmeye başladı tamda bu sıralar bir şarkı patladı Mavilim diye Nilüfer'in bu durum hoşuma gitmioo diildii...Arkadaşlarım biryerde mavi birşey gördükleri zaman hemen bana alıyorlardı hihihi (aynen bugün canım arkadaşımın doğumgünüm yaklaşıo diye aldığı gibi)...Bir dönem Mavimania olarak lakap biçildi şahsıma...(Hala en çok sevdiğim renk)

İş yerimde ise çok sevdiğim bir arkadaşım bana Gazu der...Bunun anlamını ısrarla sormama rağmen cevap vermioo...Herhalde küçükken oyuncak bebeğiydi bana benzetioo...

Geçen gün ise çok enteresan bir tesadüf gördüm aile içinde...Erkek ebeveynim ,dişi ebeveynime sürekli güriş,sütiş derdi...Bende offf ne biçim lakap bu diye söylenirdim küçükken..Ama durdum düşündüm ve pişman oldum çünkü,mucuk kuçumda bana sürekli dimpiş (yada cimpiş) diyor...Garip bir aile olduğumuz farkındayım...

Gördüğünüz gibi sayın seyircilerim benim lakap alemin bayağı geniş.Bende üzerimden bu konuyu sıyırıp;

Cornflake Girl
clementine
Dominatrix
sami hazinses

'e paslıyorum...

Artık Üç Silahşörler!...

Fantastik Dörtlü artık yerini Üç Silahşörlere bıraktı!...
Seni Özliycez...

23 Mart 2009 Pazartesi

Sıkıldım, sıkıldım

Sıkıldım, sıkıldım, uçmak istiyorum
Yalınayak yere basmak istiyorum
Ne eksiğimiz var çiçekten böcekten
Tabiat misali çoşmak istiyorum

22 Mart 2009 Pazar

Hasta ettiniz beni yaaaa

Televizyona nasıl bu kadar hasta insanları doldurabiliyolar anlamıyorum,resmen katil olur insan.Bu Pazar akşamı beni çileden çıkaranlar;

1.Pazar akşamları genellikle mucuk kuçumla beraber spor programları seyrediyoruz...Erdoğan Arıkan senden nefret ediyorum....İstediğin takımlı olabilirsin -hangi takımlı olduğu biliyorum ama yazmıycam-ama bir insan bu kadarmı haset olabilir senden nefret ediyorum gıcık oluyorum sana,ya varya Tv'yi kırcam senin yüzünden, bu arada Kuşum Aydın'la bir akrabalığın varmı acaba???

2.Sen ne biçim adamsın Gökmen Özdenak...İçki masasından kalkıp gelmiş gibi bir halin var...Sen kimi dövüosun ya yok Lincoln oynamam derse dövicekmiş.Kim kimi dövüoo ya bütün Brezilya başını yıkılır adam.Sinir etme beni....

3.Bülent Korkmaz....Ben seni hiç sevmem mucuk kuçumada söledim,bi iş yapamaz dedim.Çakma Fatih Terim....Ne bokum geldin ki anlamadım...

4.Ya ne dim artık Kedicik ve Zahide size kılım kızlar ya nerden geldiniz siz mıy mıy gezegeninden mi,ya insanları aptal mı zannediolar koyuyolar bunları ekrana gidin bi ya...Adın ne kızım: Zahide hıhıhıhı o gülüşü manyak edio adamı...O elini beline koymada nerene koyarsan koy...Sinir...

5.Esra Erol...Kızım anlamıyorum ben seni ya çok mu lazım koca koca yaşlı başlı adamları kadınları evlendirmek.Yani eskiden bu gibi işlere Pezevenk'lik denirdi.Şimdi meslek mi oldu.Ya senin neyini git evinde otur başka iş yap ya yazık günah ya rezil ediyosunuz insanlarıda...

Lincoln git oğlum buralardan,git yurtdışında oyna utansın bunlar...Götünüze soksun Lincoln emi...Herşey bitti Lincoln kaldı bi tek adam kalmadı dimi konuşcak hele o kadar ezik varken...

Hasta oldum ya her kanalda başka bi manyak...Aslında o kadar çok beni sinir hastası yapan varki,saymakla bizmet bu Tv illeti adamı manyak yapar,sayamadıklarıma sevgiler.Ayrıca mucuk kuçum allah aşkına değiştir şu kanalı cenabet yüzleri görmekten midem kalktı...

21 Mart 2009 Cumartesi

Orkid'le 80 Günde Devr-i Alem


Dün akşam Heroes'un son 6 bölümünü seyrettik mucuk kuçumla Peter gene Nathan'dan aldığı güçle oraya buraya uçuyordu...Daha uçağı bile binmeyen ben ,düşündüm keşke bende uçsaydım diye...Öyle bir yeteneğim olsaydı oraya buraya uçarak giderdim.Bütün dünyayı gezerdim Clark Kent'le kanka olurdum belki Louis'in pabucunu bile dama atardım :p Ama esas mucuk kuçumu alır İngiltere'ye götürürdüm görsün Kelly'sini,Gerrard'ını sonra ben kalkar giderdim Lost adasına derdim Jackoooo ben uçuyom oğlum bırak o kıçı kırık Kate'yi götirim seni geri derdim :p Hem adada güçlerimde gelişirdi.Ortalığım a...na koyardım... Peki tamam özel yeteneğim yok diyelim ama içim uçma hırsıylı dolmuş bir kişiyim...Acaba bilmem kaç bin tane Orkid Kanatlı'yı bir araya getirsem Hazerfan Çelebi gibi uçarmıyım?????Çıkarım Sabancı Kuleleri'ne koyarım kendimi gökyüzüne...Mythbusters'a sölesem benim için denerler mi ama telif hakkı benim...Bide tutarsa ooo Orkid'de sponsorum olur o zaman Orkid'le 80 Günde Devr-i Alem diye de bir seyahatname yayınlayıp Jules Verne'yede Evliya'yada Esra Ceyhan'a çıkan uçan adam Sabri Bey'ede selam çakardım...Süper fikir bunu hemen hayata geçirmeliyim.
P.s:Konuyu kaydettikten sonra Google'ye girdim ve Sabiha Gökçen'i gördüm ne alaka dedim tıkladım bugün -aslında 22 Mart- doğumgünüymüş.
Tamamen tesadüf :p

20 Mart 2009 Cuma

İçmişim Dertliyim,Dün Akşama İtifen

Efes Pilsen



Yeni Rakı



Beylerbeyi Rakı



Efe Rakı



Fasıl Rakı


Smirnoff

Bacardi

Kim ne dese boş,ben seviyorum sizi...

19 Mart 2009 Perşembe

Yanar Dönerli Ortaya Karışık!...


Yıllar yılı dert yolunda
Ne ilk nede sonuncuyum
Kahrediyor hayat beni
Acilarin çocuğuyum
Yıllar yılı dert yolunda
Ne ilk nede sonuncuyum
Kahrediyor hayat beni
Aciların çocuğuyum


Söylemiyor kimse derman
Öyle zorki mutlu olmak

Yüregimde büyük ferman
Acilarin çocuğuyum
Ben acilar çocuğuyum


Sevdalardan darbe yedim
Su gönüle sevme dedim
Ömrü yare kul eyledim
Acilarin çocuğuyum -
Sevdalardan darbe yedim
Şu gönlüme sevme dedim
Ömrü yare kul eyledim
Ben acilar çocuğuyum


Cekip gitti sevilenler
Gariplerdi yenilenler
Dünya sizin sevmeyenler
Acilarin çocuğuyum
Ben acilar çocuğuyum


Aklıma takıldı sebepsiz yere düşündüm Türkiye yoldan çevirseniz her 5 insandan 3'ü rahat bu şarkıyı biliyordur.Ve sıkılıp off çektiğinde her 10 insandan 1'i bu şarkıyı söylüyordur.Küçük Emrah bir fenomenlik dönemi...Okul yıllarında edebiyat derslerimizde hoca şiir verirdi ve şairin ne anlatmak istediğini satır satır açıklamamızı isterdi.Oturdum bugün bende kendi kendime bu şarkının açıklamasını yaptım.Sonuç bekliyorsunuz ama yok sonuç falan yok.Kendime kalsın...Neyse şahsı muhterem ben Fen-Mat sınıfında edebiyatı duyarlı tek şaşıfelek olduğum için edebiyatım hep 10'du.Diğerlerini sormayın :p.Hep sevmişimdir okumayı ve yazmayı hatta ders kitaplarımın önsöz,içindekiler bölümü ve en arka kapak içleri hem yazılarla doludur...Ama en çok sevdiğim adalar vapurunda giderken yazdıklarımdır.Onlarda genelde dershane kitaplarımın arka kapak içlerindeler...
Okuma aşkım artık kapıya dayanmıştı.Dayanamadım ve Elif Şafak'ın Aşk kitabına başladım aslında yanlış tercih olduğunu düşündüm başta daha siyasi bişeyler okumak istiodum sanki,ama pişman değilim şu an iyi gidiyor... Akşam mucuk kuçumla oturup film izledik gene bu sefer kararlıydım V For Vendetta'yı seyretmeye (Prens Erken Serçe özlemim ağır bastı hehehehe) iyikide seyretmişiz ben çok ama çok beğendim.
Natalie Portman'ı açıkçası pek sevmem çok soğuk geliyor kadın bana...Vendetta'yı canlandıran adamımız Matrix'deki Ajan Smith ve Yüzüklerin Efendisi'ndeki Elrond rolleriyle tanıdığımız Hugo Weaving...Filmin konusunu anlatmıycam izlemeyenler kesinlikle izlesin...

''Remember, remember, the fifth of November''

Off!...Canım yeşil zeytin istio ama babamın Assos'tan getirdiklerinden..Kaşıkla yiyodum zeytinleri ya..

18 Mart 2009 Çarşamba

Splinter

Dün akşam film seansı düzenledik.Her zamanki gibi mucuk kuçumla uzun uzun tartışmalardan sonra Splinter adında afişinden korku olduğu belli bir film seyrettik bu arada film arşivimiz ciddi anlamda genişliyor artık hızına yetişemiyorum.Splinter'ı izlemeden önce araştıralım dedik kimileri Parçalayıcı,kimileri Kıymık diye çevirmiş...İmdb'de 6.3 puanı.Konu çok basit asalak hayvanın teki -nasıl bir hayvan onuda çözemedim- insanlara yapışıo onların vücudunda beslenip onlarıda asalak yapıyor.Çevremizdeki bu kadar asalak insan varken birde bunun gibi yaratıklar çıkıo...Korku değil zaten garibimsi bişey ya türsüz bu film yaa..The Ruins bundan çok daha iyidi...Sonu ise basit 10 üzerinden bende olsaydım 4 falan verirdim.Anlamadığım şey neden böyle filmlerde karakterlerden biri bakkal diğeri jigolo yada konuyla alakasız bir meslekte çıkmıyor.Konumuz asalak hayvan,başroldeki oyunculardan biri Biyolog gelde sıçma konunun içine şimdi.Zaten daha bizde önümüzdeki ay vizyona giricek çokta aman aman değil elinize geçtiyse izleyin...

By Serçe

Özledim o şen kahkahanı,bıyıklarını,hard diye kameradan ısırmanı,parmaklardan kalp yapıp gönlümün tahtına kondurmanı,kalçanı,oynak ellerini sırtında kavuşturup yılan dansını tersten yapmanı özledim,nerdesin Vendetta'den bozma prens Erkan Serçe...Uzun zaman ara verdikten sonra sırf tanıtımda bu adam için izliycem dediğim Yemekteyiz'de görüp keşfettiğim yüce şahsiyet,adam senin elin Alamanyalarında neyşin var gel vatanına böyle beyinler yurtdışında boşa harcanıyor valla araştırdığım kadarıyla bordum barlar sokağında bayağı çalışmışlığı var,sonra Almanya'ya gitmiş oryantel dans eğitmenliği yapıyormuş...Youtube'da aynı mekanda çekilmiş bol bol klibi var...Evlenip ayrılmış 2 çocuğu varmış.En son zap esnasında Çağla ve Alişan programınında görmüştüm kendisini.Evi muhteşem bal dök yala ya o ne evdi yaaa bayıldım.Allah seni başımızdan eksik etmesin varlığın bir dert yokluğun yara :p Çıkma tv'ye artık n'olur ya,netten videolara bakim dedim kendimi aşağıda nefes alırken buldum daraldım ya...

17 Mart 2009 Salı

*Bol sabır içerir

Uyku gözlerimden akıyor,her yeri fulu görüyorum,çalışma istediğim geçmiş kışta kalmış ona rağmen kendimi zorluyorum...Sabah kurduğumuz hayallerde cabası...Sadece beni çileden çıkarmayın onu istiyorum...
Göksel'i bilmeyen yoktur herhalde çok garip bir sesi ve ve tarzı vardı...Sabır şarkısıyla çıkış yapmıştı.Sabahtan beri ,Sabır sabır ya sabır diye beni sinir edenlerin gözünün içine bakarak söylüyorum.Sabır ya sabır işe sabır ,ona sabır buna sabır sabahın köründe başladım bide akşamı var bunun sabır...Akıllı ol aklını alırım bakışı atıyorum boş,kafanı kırarım diyorum boş kapıyı çarpıp gidiceksin ama gidemiyosun işte...Pozitif olcam diye yiyorum kendimi ama yok insanı kasap yapar bunlar...

16 Mart 2009 Pazartesi

Bu albümüde bensiz yaptınız ya :p

Hande'cim canım ciğerim gene benden habersiz albüm yapıyomuş diye duydum olsun şarkılar güzel olsun affederim dedim,o kadar güzel fotoğraflar çektirmiş bi açıp sormadı hayatım nasıl olmuş diye fotolar kalite hakkını yemiyim dedim gene affettim ama son davranışını hiç kaldıramam sen git Teoman'la düet yap haber verme olmadı Hande olmadı...''Hayrola'' ne ayak????? Arsız diye şarkı yaz onu oku Teoman'la....Arsızlığının daniskası bi haber ver gülüm bari koşup geleyim ikinizi yanyana göreyim...

ARSIZ SAKLAYAMAYIZ ARTIK AŞKI
ALEV ALDIK
SÖNDÜREMEYİZ YANDIK
ELİ YEL ALDI

TESADÜF DEĞİL BU YANGIN SEN ÇIKARDIN
GEÇ KALDIN, YİNE GEÇ KALDIN
YARIM KALDIM , SENSİZ KALDIM

AŞK VARSA KARŞINDA
KİM YENEBİLİR
ZAMANIMI KİM YENEBİLİR
SAVAŞMA BOŞUNA
NE OLABİLİR
NE ŞİMDİ NE SONRA
ÖDÜN VERİR
ÇAL KAPIMI ÇAL
BU RUH ARSIZ KARARSIZ
SOY BENİ İÇİM RAHAT
AKLIM TUTARSIZ
ÇAL KALBİMİ ÇAL
BU RUH ARSIZ KARARSIZ
ÇÖL GİBİ İÇİM KURAK
SUSUZ VE YALNIZ